Şu anda kalmak neden bu kadar zor?

Hemen hemen herkesin çok sık duyduğuna emin olduğum bir cümle “anda kalmak”

Nedir anda kalmanın anlamı diye baktığımızda anda kalmayı, o an her ne yapıyorsak tüm dikkatimizi, farkındalığımızı ve enerjimizi o yaptığımız eylemde tutma hali diye tanımlayabiliriz. Ancak bazen anda kalmak dendiğinde bunun salt mutluluğu bulmakla karıştırıldığı durumlar da yok değil. Anda kalmak her zaman mutluluğu aramak ve mutluluk peşinde koşmak anlamına gelmiyor. Anda kalmakla bahsedilen aslında, yaşadığın o anda her ne varsa bu acı, keder, hüzün, mutluluk veya mutsuzluk olabilir; onu fark edip o ana hakkını verebilmek demek.

Bu kavramla ilk tanıştığımda, hemen anda kalmaya başlayabileceğimi düşünmüş, bu konunun neden bu kadar büyütüldüğünü anlayamamıştım. Öyle değilmiş 😊

Çünkü zihin yapısı gereği düşünce üretmek üzerine kurulu. Bu düşünceler de genellikle ya geçmişteki bir anıda ya da gelecekteki bir planda olabiliyor. “Şu anda” ise ne olduğunu pek fark etmeden zamanı geçiriyoruz ve düşüncelerimizi kontrol etmekte zorlanıyoruz. Örneğin Zeynep Servili Çarmıklı’nın kitabının adı gibi, pembe fili düşünme dendiğinde gözünüzde hemen pembe bir fil canlanıyor ve o görüntüyü isteseniz de kaldıramıyorsunuz değil mi? Bu çok normal…

Peki anda kalmak neden önemli, ne faydası var, ben geçmişteki mutlu bir anımı hatırlamayı ya da gelecekteki bir planın üzerine düşünmeyi seviyorum diyebilirsiniz.

Öncelikle, anda kalmanın mutluluğa etkisiyle ilgili bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. Matt Killingsworth, insanların duygularını gerçek zamanlı bildirebilecekleri, “Mutluluğunuzu İzleyin” isimli bir uygulama geliştirdi ve bu uygulama aracılığıyla elde ettiği datalardan bir araştırma sonucu ortaya koydu. Uygulamada kullanıcılara 3 soru soruldu. Bunlar, “şu anda ne yapıyorsun”, “zihnin şu anda nerede” ve son soru da “tam şu anda mutlu ya da mutsuz musun” şeklindeydi. Bu uygulama sayesinde 80 ülke ve yaklaşık 86 farklı meslekten 15 binin üzerinden insanın paylaştığı 650 bine yakın gerçek zamanlı veriye göre, ortalama bir birey, uyanık olduğu sürenin %47’sinde yaptığı şeyle ilgilenmiyor. Yaptığı işle ilgilenmeyenlerde de mutsuzluk daha yüksek oranda çıkıyor. Yani insanlar akılları başka yerde olduğunda daha az mutlu oluyor.

Ayrıca, zihnimizin geçmiş ve gelecek arasındaki git gel halleri bize endişe, stres, konstrasyon kaybı, anksiyete veya depresyon olarak geri dönebiliyor. Sürekli geçmişteki bir anıya takılı kalmak depresyonu tetikleyebileceği gibi sürekli gelecek planlarına boğulmak da kaygı bozukluklarına zemin hazırlayabilir. Tabii ki burada anıları silip atmaktan ya da gelecek planları yapmamaktan bahsetmiyorum. En başta da söylediğim gibi aslında o anın hakkını vermek ve tadını çıkarmanın önemine değinmeye çalışıyorum.

Şöyle düşünelim, bir yemeği yerken elinde telefonla sosyal medyada dolaşanlardan biriysen, aslında o anda ne yediğinin pek de farkında değilsin ve doyum hissine kolayca ulaşamıyor olabilirsin. Onun yerine yediğin yemeğe odaklanıp sıcaklığı nasıl, damakta kalan tadı neye benziyor, yumuşak mı, sert mi gibi yemeğine farkındalıkla yaklaştığında her zamankinden daha keyifle yemeğini yiyeceğini göreceksin.

Ya da bir tatile gittin, güzel bir manzaraya karşı otururken aklında sadece tatilden döndükten sonra yapacağın işlerle ilgili fikirler dolaşıyor. Peki ya manzara, peki ya geldiğin o tatil?

Haklısın, düşünmek kontrolümüz dışında bir eylem ve bunu engellemenin pek de yolu yok. Ancak kendi beyin yapılarımızı değiştirmek için daha fazla sorumluluk alabilir ve anda kaldığımız süreleri uzatmanın yollarını bulabiliriz.

Bu bloğun da işlevi gereğince, burada devreye meditasyon, yoga ve farkındalık çalışmalarının gireceğini tahmin ediyorsunuzdur.

Durup nefeslere odaklanmak, bedendeki duyumları ve duyguları fark etmek, yemek yerken veya bir şey içerken tüm dikkatini ona vermek, yazı yazarken yazını düşünmek veya dişini fırçalarken sadece ona odaklanmak şu anda kalmaya yardımcı olacak başlangıç adımları olabilir. Otomatik gerçekleşen davranış ve hareketlerimizin farkına vararak onları dönüştürmeye başladığımızda, zihnimizdeki değişimleri de görmeye başlayacaksınız.

Günlük hayatında kendini izlemeye başla ve bir şey yaparken zihnin gerçekte nerede onu fark et ve bunu fark ettiğinde kendine kızmadan ana geri dönmeye çalış, bakalım senin için neler değişecek.

Geçmiş geçmişte kaldı, gelecek ise daha gelmedi.

Elinde şu anı yaşamaktan başka ne var?

Sevgiyle,

 

Benzer Yazılar

Yoga Nedir? Yoga neyi dönüştürür ve geliştirir?
Yin Yoga’da uzun uzun durmasak olmaz mı?
Meditasyon beynin yapısını nasıl değiştiriyor

Yorumlar

    Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol!

Yorum Bırak

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır.